Alanya'da İpek Böcekciliği

İpek Böcekciliği’nin tarihi M.Ö. 12. yy a kadar uzanmaktadır. İpekçilik, ilk önceleri Çin’de görülmüş, bu yıllarda ipek böcekçiliğinin yurt dışına çıkarılması yasaklanmış ve hatta çıkaranların ölümle cezalandırılacağı hükmü konmuştur. Ancak M.S. 149 yılında Türkistan’da bulunan Hotan Eyaleti Hakanı bir Çin Prensesi ile evlenince bu kural bozulmak zorunda kalmıştır. Çünkü Çin’de bir asalet nişanesi olarak bilinen ipeğin, Hotan’da bulunmaması nedeniyle Prensese önceki ihtişamını devam ettiremeyeceği söylenmiş, buna çok üzülen Prenses ülkesine gittiğinde saçlarının arasına ipek tohumlarını saklayarak Hotan’a geçirmeyi başarmış ve bu sayede ipek ilk olarak Çin sınırlarının dışına çıkmıştır. İpeğin ülkemize girmesi ise yaklaşık olarak M.S. 500 – 522 yılları arasında Bizans İmparatoru Jüstinyen zamanına rastlar. İmparator Jüstinyen zamanında Çin’e giden iki rahip, ipek böceği yumurtalarını bastonlarının içine koyarak Bizans’a getirmişlerdir. İpekçilik, bundan sonra Avrupa’ya özellikle Alanya’nın da bulunduğu Akdeniz kıyılarına yayılmıştır. İpek böceği üretiminin artması nedeniyle de bölgemizde geniş dut bahçeleri yetiştirilmeye başlanmıştır. İpeğin elde edildiği ipek böceği dört safhalı büyüyen bir böcektir. Safhaları; Yumurta, larva, krizalit, kelebek ve tekrar yumurtaya dönüş şeklindedir. Bir dişi kelebek beş yüz civarında yumurta yapar. 15 dereceden az 30 dereceden fazla olmayan ısılarda yetiştirilen böcekler, baharla birlikte yumurtalarından çıkarak taze dut yaprakları ile beslenmeye başlarlar. Böcekler hızlı bir gelişim gösterir. İpek böcekleri cinslerine ve beslenme tarzlarına göre 3 – 5 hafta içinde 6 – 7 cm uzarlar. Bu uzama sırasında üç dört defa gömlek değiştirirler. Bu gömlek değiştirmeye Alanya’da “uyku” denir. Son uyku’dan sonra bir hafta kadar beslenen böcekler artık kozalarını yapmaya hazırdırlar. Yörede “şah” diye adlandırılan temiz ve iyi cins yeşillikli çalılar, ipek böceklerinin aralarına serpiştirilerek dikilirler. Dikilen bu çalılara hızla çıkan ipek böcekleri başlarını sağa sola sallaya sallaya ağızlarından çıkardıkları iplikçiklerle kendi kendilerini hapsederek kozalarını oluştururlar. Koza elde edildikten sonraki aşama ise ipeğin çekim işleminin yapılmasıdır. Çekim işlemi için kurulan kazanlarda sıcak su içerisine kozalar atılır ve bu işlem kozayı ayrıştırarak ipek ipliğinin oluşmasını sağlar. Alanya’da “Koza Çekme Günü” olarak isimlendirilen ve önceden tespit edilen bir günde biraraya gelinerek çekim işlemi tamamlanır. İpek çekim işlemi tamamlandıktan sonra boy boy ayrılan ipekler çeşitli aşamadan geçirilir sonra ev tezgâhlarında yerini alarak kumaş haline dönüştürülür.