Hakkımızda
Alanya İpek Kozası Çiçekleri'nin hikayesi, Anadoluya İpekböceği'nin gelmesi ile başlar.
Bir Çin efsanesine göre, M. Ö 2640 yılında Prenses Si Ling-chi çay fincanına bir ipekböceği kozası düştüğünü fark ettiğinde bir dut ağacının gölgesinde oturuyormuş. Onu dışarı çıkarmak istediğinde bir de bakmış ki koza sıcak nedeniyle çözülüyor. Hemen nedimesini çağırmış, incecik iplikçiğin ucunu eline verip yürümesini söylemiş. Hizmetkar prensesin dairesinden çıkmış, avluyu geçmiş, saray kapılarını aşıp kendini Yasak Şehrin dışında bulmuş ve koza tamamen çözülene kadar yarım mil kadar daha yürümüş kırlarda.  Prenses Si Ling-chi ipeği keşfettikten sonra ulusu üç bin yüz doksan yıl boyunca bunu bir sır olarak sakladı. Çin'den ipekböceği yumurtası çıkarmak isteyenler derhal ölümle cezalandırılıyordu.Bu durumda (Procopios'un yazdığına göre) eğer imparator Justinian iki misyoneri bu riski göze almaya ikna edemeseydi benim ailem de ipekböceği yetiştirmekle uğraşamayacaktı. M. S 550 yılında bu iki misyoner yumurtaları torbamsı bir şeyin içine koyup Çin'den çıkardılar, ayrıca yanlarında dut ağacı tohumları da taşıyorlardı. Böylece Bizans ipekçiliğe başladı. Anadolu tepelerini dut ağaçları kapladı. İpekböcekleri bu ağaçların yapraklarını yedi. *



* Mıddlesex Jeffrey Eugenides Çeviren Solmaz Kamuran